“Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanların yaşam süresi uzamakta, yaşlılıkta görülen hastalıklar da artmaktadır. Halk arasında bunama hastalığı olarak bilinen demans, yaşla ilgili bir hastalıktır; insan ömrü uzadıkça daha sık karşılaşılmaktadır. Demans toplum genelinde 65-70 yaşları arasında ortalama %1,2 oranında görülmektedir. Yaş ilerledikçe hastalığın sıklığı artmakta ve 90 yaş üzerinde %50’ye yakın oranlara ulaşabilmektedir.”
“Hastalık ilerledikçe hastalar kelime bulmakta sorun yaşadığı için daha fazla ‘şey’ diyerek konuşur. Evdeki eşyaları nereye koyduğunu bulamazlar, bulamadıkları için eşyalarının çalındığını düşünebilirler. Evden dışarı çıktıklarında evin yolunu bulamayıp kaybolurlar. Adres, telefon bilgilerini hatırlayamazlar.”
Demans, kişinin zihinsel işlevlerinde günlük yaşam aktivitelerini bozacak derecede unutkanlık, hesap yapma, dil, muhakeme gibi birden fazla alanda bozulmanın olduğu, sıklıkla ilerleyici ve kalıcı bir hastalıktır. Hastalıkta unutkanlık yanında, davranış bozuklukları, günlük işlerini yapamama gibi belirtiler de görülmektedir. Demansların bir bölümü erken tedavi ile tamamen düzelebilir. İlaç zehirlenmeleri, beyin tümörü, hormonal hastalıklar,kronik anemi (kansızlık), kalp yetmezliği, beyin damar hastalıkları, vitamin eksiklikleri (B12 vitamini, folat), alkolizm ve kimyasal zehirlenmeler tedaviyle düzelebilecek demans sebeplerinden bazılarıdır. Demansların %20-30’unu beyin damar olaylarına bağlı demanslar yaklaşık %60-70’ini ise alzheimer tipi demans oluşturur. Bu nedenle demans dendiğinde sıklıkla alzheimer hastalığı akla gelmektedir. İnsanların yaşlandıkça mutlaka unutkan olacakları gibi yanlış bir düşünce nedeniyle birçok hastanın belirtileri ancak hastalık başladıktan yıllar sonra fark edilmektedir. Hastalığın hafif, orta ve ağır dönemi vardır. Hastalığın ilk dönemlerinde özellikle yakın zamanda olan olayları unutma söz konusudur. Hasta hakkında bilgi alınırken unutkanlığının olup olmadığı sorulduğunda, yakınları ‘hafızası çok iyi, çocukluğunu, gençliğini hatırlıyor’ gibi cevaplar verirler. Gerçekten bu hastalar hastalığın ilk dönemlerinde çocukluklarını, gençlik dönemlerini iyi hatırlarken, sabah kahvaltıda ne yediklerini hatırlayamazlar. Çünkü önce yakın zamanda yaşanan olaylarla ilgili unutkanlık başlar. En son öğrenilen bilgiler ilk önce unutulur, geçmiş bilgiler en son unutulur. Unutkanlık zamanla ilerleyerek geçmişteki bilgilerin, hatta her gün yapılan birçok işin unutulmasına kadar ilerleyecektir. Hastalığın tek belirtisi unutkanlık değildir. Bunun yanında dikkat, eşyaları tanıma, isimlerini söyleme, kelime bulma, okuma, yazma, anlama, eşyaları kullanma, giyinme, alışveriş yapma, araba sürme ve hobiler gibi günlük aktivitelerde de bozulma olur. Hastalık ilerledikçe hastalar kelime bulmakta sorun yaşadığı için daha fazla ‘şey’ diyerek konuşur. Evdeki eşyaları nereye koyduğunu bulamazlar, bulamadıkları için eşyalarının çalındığını düşünebilirler. Evden dışarı çıktıklarında evin yolunu bulamayıp kaybolurlar. Adres, telefon bilgilerini hatırlayamazlar. Alet kullanım becerisi bozulduğu için kumandayı, tıraş makinesini, küçük tamir aletlerini kullanamayabilirler. Kıyafetlerini giyme, düğmesini ilikleme, ayakkabısını bağlama, çatal bıçak kullanmada sorunlar yaşarlar. Daha önce kolaylıkla yaptıkları basit hesapları yapamama, yazı yazamama, yüzleri tanıyamama ve bir olay hakkında karar verememe gibi durumlarla karşılaşırlar. Ayrıca psikiyatrik olarak hastalığın ilk dönemlerinde unutkanlıklarının farkında oldukları için depresyon belirtileri olabilir. Gerçekte olmayan şeyleri görme, aile bireyleri, komşuları ya da başkalarının kendisine zarar vereceği, kötülük edeceği, eşyalarını çaldıkları gibi şüpheleri olabilir. Yerinde duramama, huzursuzluk, çabuk sinirlenme, uyku bozukluğu gibi belirtiler olabilir. Günlük işlerini yapabilmeleri için yardım gerekir. Hareket yeteneği azalır. Hastalığın ileri evresinde, çevreleriyle iletişim kuramamaya başlarlar. Bakım ve yaşamlarını sürdürebilmek, beslenebilmek için tamamen başkalarının yardımına gereksinim duyarlar. Hastaların ölümleri genelde demans hastalığından değil, eklenen akciğer enfeksiyonu, idrar yolları ile başlayan ve vücuda yayılan enfeksiyonlar, hareketsizliğe bağlı yatak yaraları, beslenme bozukluğu gibi diğer nedenlerden olur. Yaş arttıkça demans sıklığı artar. Bu hastalık kadınlarda, erkeklerden daha sık görülmektedir. Ailede alzheimer hastalığı olanlarda, sık kafa travması geçirenlerde, damar hastalığı ve alkol bağımlılığı olanlarda demans daha sık gözlemlenmektedir. Östrojen hormonu, Akdeniz tipi diyetle beslenme, bazı romatizmal ilaçların kullanımı, günde en az yarım saat egzersiz yapmak, yabancı dil gibi yeni bir şey öğrenmek ve zihni aktif tutmak demanstan korunmayı sağlayan etkenler arasındadır. Hastalığın tedavisinde; aile eğitimi, psikolojik tedaviler ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Ailenin hastalık konusunda bilgilendirilmesi, hastalığın seyri ve tedavi sürecinde karşılaşabileceği güçlüklerin konuşulması ve ihtiyaç duyduklarında destek sağlanılması çok önemlidir. Ayrıca hastaya bakım veren kişinin ruhsal ve bedensel hastalıklarının tedavisi de gerekmektedir. İlaç tedavileri ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, uyku ve davranış bozukluklarının tedavisi sağlanabilir. Hastaların başkalarının bakımına ihtiyaç duyması, eşlik eden diğer hastalıkları, çok sayıda ilaç kullanımı ve beslenme sorunları da tedavide yaşanılan zorlukların başında gelmektedir.
Psikolojik Tedaviler
Hastanın yaşadığı çevreye uyumunu ve kendine bakımını kolaylaştıracak zaman ve mekan hatırlatması ile birlikte yaşadığı kişilerin kim olduğu gibi, kişinin çevresinden haberdar olmasını arttırıcı bilgiler verilmesi gerekir. Yaşadığı ortamın kişinin günlük işlerini kolay yapabilmesine imkân vermesi, kendisine zarar verebilecek eşyaların, kaygan, ıslak zeminlerle ilgili düzenlemelerin yapılması, hafızayı arttırıcı resim ve eşya kullanılması önemlidir. Hastaya bakan kişinin de ruh sağlığının korunması ve desteklenmesi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Son olarak, hastanın kullandığı kıyafete görünür şekilde kimlik bilgileri, adres ve ulaşılabilecek yakınlarının telefon gibi iletişim bilgilerinin yerleştirilmesi, kaybolma olasılığını azaltmak için alınabilecek tedbirlerdendir.


0 Comments:
Yorum Gönder